# Etiketler
#İnceleme #Anime İnceleme

Ōoku: The Inner Chambers İzlenir/Okunur mu? İnceleme

Ōoku: The Inner Chambers İzlenir/Okunur mu?

Ōoku: The Inner Chambers

İntihar, Tecavüz, Ensest, Yemek Pişirme, Aşk üçgeni, Daha Fazla Tecavüz, Daha Fazla Ensest, Seks, Çıplaklık, Şiddet, Sosyal olarak kabul edilebilir ensest, Sosyal olarak kabul edilemez ensest ve Cinayet serimiz bu tür ögeleri içinde barındıran ancak çizgisinden sapmadan ilerleyen muazzam bir yapım. Bu yazımızda Ōoku: The Inner Chambers  serisinin konusu, mangası, adaptasyonu ve hikayesinin işlenişi hakkında konuşacağız.

 

Serimiz, 1605’in başlarında, birçok erkeğin hayatına mal olan kırmızı çiçek hastalığının erkek nüfusunu 1/5’e düşürdüğü dönemde geçiyor. Kadınların sayısı

5’ten 1’e kadar erkeklerden fazladır. Ataerkil bir toplumda bu, işgücünde ve sosyal davranışlarda büyük bir değişime neden olur. Siyasi figürler kadın oluyor. Eve ekmek getirenler kadınlar oluyor, işgücü başlı başına büyük bir değişime dönüşüyor. Ancak bu hikaye özellikle şogunla ilgilidir. Başlangıçta erkekler tarafından yönetilen siyasi liderlerin ve tüccarların yerini artık kadınlar aldı. Artık kadın haline gelen şogun. Bir kral ya da lider olarak elbette hamile bırakılacak çok sayıda kadın var ama roller tersine döndüğü için şogunun artık aygır olarak kullanılacak çok sayıda erkeği var. Bu adamlar Ooku olarak bilinen Odalarda yaşıyor. Manganın aşağı yukarı etrafında döndüğü olay örgüsü bu şekilde.

Serinin iyi bir yönü, bu manganın okumaya değer olup olmadığını anlamak için yalnızca 1. cildi okumanız veya okumamanızdır. Manga daha iyi hale gelse de, aslında daha fazla karakter, daha büyük sürprizler ve daha yüksek risklerle 1. ciltte gördüğünüzden daha fazlasıdır..

Ancak animesine geri dönecek olursak, Serimiz şogunun etrafında dönüyor ve esasen aşk ilgileri var. Ana şogun (hangi yıla bağlı olarak FMC) ve eş veya Ana cariye (MMC). Şimdi yıla bağlı olarak belirtmemin nedeni dizinin aslında bir ana karakterinin olmaması. 19 ciltlik 300 yıllık bir dönemi kapsıyor. O kadar çok karakterden geçiyoruz ki ortalığı karıştırabiliyor ama aynı zamanda sürekli ilgi çekici bir şekilde hikayemiz devam ediyor.

 

 

Serinin en iyi yaptığı iş;

Karakterler ”  Ōoku: The Inner Chambers (iç odalar..) bunu o kadar iyi yapıyor ki size şu şekilde anlatayım; 

Her karakterin bir inceliği vardır ya da onu inceliğe kavuşturacak bir karakter gelişimi takip edilir. Her karakterin her hikayesini okumak çok keyifli. Daha önce de belirttiğim gibi ana karakter yok ama takip edilecek tonlarca bireysel olay var. Okuduğunuz hikayelerden bazıları ensest, tecavüz ve bir sürü bağımlılık yaratan saçmalıklarla dolu delilik dolu. Her karakterin bireysel kişiliğini ve özelliklerini geliştirmek ve sergilemek zaman alan (belki bazen çok fazla) mükemmel bir film ve bu tam olarak bir ana karakter olmamasına rağmen, her karakter tam olarak görmek istediğim süreçten geçiyor.

Saçma sapan bir işi olmayan bir karakter var. Bebek doğururken siyasi anlaşmazlıklarla uğraşmak. Annesinin sevgilisine aşık bir kadın, Babasının tacizine uğ-

rayan bir kadın ve bu böyle sürüp gidiyor. Ya başlarına gelen olaylarla, ya da onların etkisiyle meydana gelen olaylar onları oldukları karaktere dönüştürür ve bu değişimi ve muhteşemliğini görürüz.

Kısaca serimiz izlemeye ve okumaya değer bir seri, Ancak şunları da tekrardan belirtmekte fay, başta belirttiğimiz ensest ilişki animede geçmemektedir, manga ciltleri uzundur yine de bütün bunlara değecek bir seridir.
Peki ya siz Asaguroi okuyucuları bu seriye bir şans verecek misiniz, verdiniz mi ? ne düşünüyorsunuz ?

Ōoku: The Inner Chambers Resmi Fragmanı